Kahve Çeşitleri

Kahve

Hepimizin çok sevdiği, kokusuyla bizi büyüleyen, binbir çeşidiyle mükemmel lezzetlere sahip, sabahları uyanmamız için en büyük yardımcımız olan o mucizevi içecek: Kahve! Kahve olmasa biz ne yapardık gerçekten? Uzun zamandır görmediğimiz bir arkadaşımızla sohbet ederken ya da içkiyi fazla kaçırdığımız bir günün ardından hangi içeceğe giderdi elimiz? Benim aklıma kahveden başka hiçbir seçenek gelmiyor açıkçası. Bu nedenle 40 yıllık hatırı olmasına şaşmamak gerek!

Kahve nedir?

Kahve, aslında kökboyasıgiller familyası içerisinde yer alan bir ağaç türüne verilen addır. Biz günümüzde bu ağacın meyve çekirdeklerinin kavurma ve öğütme gibi çeşitli işlemlerden geçirilmiş halini içecek olarak tüketiriz. Binbir çeşit aroma seçenekleri ve pişirme yöntemleri ile sunulan kahve çeşitleri arasında en popüler olanlar; espresso, cappuccino, americano, cafe latte, Türk kahvesi, caffee macchiato, mocha ve filtre kahve gibi seçeneklerdir.

Saydığımız içeceklerin yapılabilmesini mümkün kılan kahve ağacı; beyaz renkte ve kokulu çiçeklere sahip olan, kiraz benzeri bir meyve veren ve yaklaşık kırk sene boyunca aralıksız bir biçimde meyve veren bir ağaç türüdür. Kahve ağacının verdiği kiraz benzeri meyve içerisinde iki adet çekirdek bulunur. Bu iki çekirdeğin birbirine bakan kısmı daha düz iken dışa bakan kısımları yuvarlak bir şekle sahiptir. Kahve ağacının çekirdeklerinden her birinin içinde ise birer tohum yani kahve tanesi yer alır. İşte bu tohumlar kahvenin üretilmesini sağlayan doğa harikalarıdır!

Kahvenin kısa bir tarihi

Kahvenin ilk olarak kim tarafından ve nerede günümüzdeki şekliyle kullanıldığına dair birçok söylenti dilden dile dolaşmaktadır. Kahveyi ilk içen kişinin kim olduğuna dair birçok farklı rivayet bulunsa da tüm bu hikayelerin ortak noktası kahvenin ne kadar mucizevi bir içecek olduğu kanısıdır. Kimi hikayelerde kahvenin yorgunluk gideren ve onu içen kişiye canlılık veren bir içecek olduğu, kimi hikayelerde ise kahveyi içen hasta kişilerin sağlıklarını geri kazandıklarından bahsedilmektedir. Hangi rivayetin doğru olduğu ve kahveyi ilk olarak günümüzdeki gibi tüketmeye kimin başladığı bilinmese de kahveyi Arapların popülerleştirdiği söylenebilir. Uzun yıllar boyunca Araplar tarafından kullanılan kahve ardından Suriye, Mısır, İran ve Hindistan'a ve sonrasında ise tüm dünyaya hızla yayılmıştır.

Türk milleti olarak kahveyi çok sevdiğimiz su götürmez bir gerçektir. Özellikle Türk kahvesine hepimizin ayrı bir zaafı olduğu kesin. Bunun nedeninin Osmanlıya uzanan köklerimiz olduğunu düşünmek çok da hatalı olmaz sanırım. Çünkü kahve, Osmanlı döneminde çok sevilen ve hatta saray mutfağında kendisine yer verilen bir içecektir. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı topraklarına ilk kez gelen kahve o kadar sevilmiştir ki, saray görevlileri arasında “kahvecibaşı” adı verilen bir görev eklenmiştir. Kahvecibaşının görevi, padişah da dahil olmak üzere devlet büyüklerine kahve pişirmekti ve elbette bununla birlikte kahve sohbetlerinde ortaya çıkacak sırları tutmasını bilen sadık biri olmaktı.

Kahvenin popülerliğinin dünyaya yayılmasının Osmanlı toprakları üzerinden olduğu düşünülmektedir. Avrupa’ya kahvenin ilk kez 1615 yılında İstanbul’da kahveyi tadan ve çok seven Venedikli tacirler tarafından getirildiği kabul edilmektedir. Yaklaşık otuz sene boyunca sokaklarda satılan kahve için 1645 yılında İtalya’da ilk kez bir kahvehane açılmıştır. Bu yeni içeceğin çok sevilmesi ve hızla popülerleşmesi ile birçok farklı kahvehanenin de açılması ise artık kaçınılmazdır.

Türkiye’nin kahve kültürü

Türk kültüründe kahvenin çok büyük bir yeri olduğunu hepimiz biliriz. Türkiye’de en çok sevilen ve en sık tüketilen içeceklerden biri elbette geleneksel Türk kahvesidir. Türk kahvesi, Osmanlı zamanlarından beri kültürümüzde olan bir pişirme yoludur aslında. Kendine özgü kahve çekirdeklerinden yapılmayan Türk kahvesi başka hiçbir kahvede kullanılmayan bir pişirme yöntemiyle yapılır ve kendine özgü kokusu, tadı, köpüklü yapısı ile diğer kahve türlerinden ayrışır. Genellikle yanında lokumuyla sunulan Türk kahvesi ile yapılan sohbetlerin tadı da bir başkadır. Telvesi ile birlikte ikram edilen tek kahve türü olma özelliği taşıyan Türk kahvesi, 2013 yılında UNESCO'nun somut olmayan kültürel miras listesine eklenmeye layık görülmüştür.

Kahvenin besin değeri

100 gram kahve içerisinde; 339 kalori enerji, 63 gram karbonhidrat, 16 gram lif, 14 gram protein, 0.11 gram yağ ve 4 gram şeker yer almaktadır. Kahve içeriğinde aynı zamanda kalsiyum ve demir gibi insan vücudu için gerekli olan çeşitli mineralleri de içerisinde barındırır. Diğer birçok yiyecek ve içecek çeşidi gibi, kahvenin de uzman hekimler ve diyetisyenlerin önerdiği biçim ve ölçüler dahilinde tüketilmesi gerekir. Günlük kahve tüketimine, özellikle kahvenin içinde barındırdığı yüksek kafein seviyesi nedeniyle dikkat edilmesi gerekmektedir. Genellikle günlük 3 ila 4 bardak arası kahve tüketimi normal aralık olarak görülse de düzenli olarak kahve tüketiminde bulunan kişilerin bir uzmana danışmaları tavsiye edilir.

Kahve fiyatları

Kahve ağacı, tropikal iklimin baskın olduğu bölgelerde yetiştirilmeye uygun olan bir bitkidir. Kahve ağacı başta Brezilya olmak üzere en çok Vietnam, Kolombiya, Endonezya, Meksika ve Etiyopya ülkelerinde yetiştirilmektedir. Kahvenin tadı ve aroması üzerinde; kahve ağacının yetiştirilme sürecinde kullanılan su, toprak, kahve ağacının güneşlenme zamanı ve yetiştirilen ortamın nemi gibi birçok değişken etkili olmaktadır. Hatta, bir yanardağın eteğinde yetişmiş kahve ağaçlarının çekirdeklerinden üretilmiş kahvelerin kül koktuğu dahi gözlemlenmiştir. Muz ağaçlarının gölgesinde yetişmiş kahve ağaçlarından toplanmış çekirdekler ise daha aromalı bir tada sahiptir. Elbette, saydığımız bu birçok değişken kahve fiyatları üzerinde etkili olmaktadır. Aldığınız kahve çekirdeklerinin çiğ, kavrulmuş ya da öğütülmüş olması gibi faktörlerin de etkili olduğu kahve fiyatlarımızı Cerezciyiz.biz olarak kahvelerimizin tadından ve tazeliğinden ödün vermeyerek sizler için en uygun düzeyde tutmak için uğraşıyoruz.

Kahveyi saklamanın en doğru yolu

Kahve, havayla ya da nem ile temas ettiğinde bozulabilecek bir üründür. Aynı zamanda çok yüksek ya da çok düşük sıcaklıkta saklamak da kahve için iyi bir tercih değildir. Bu nedenle kahvenin buzdolabı içerisinde saklanmaması gerekir çünkü buzdolabı içerisindeki nem kahvenin bozulmasına neden olabilmektedir. Kahveyi saklamanın en doğru yolunun serin sayılabilecek bir ortamda kapalı bir cam kavanoz içerisinde muhafaza etmektir. Kahveyi içinde sakladığınız kavanozun kapaklı olması çok önemli çünkü havayla temas etmesi kahvenin tazeliğini kaybetmesine ve hızlıca bayatlamasına neden olan bir faktördür. Öğütülmüş ve kavrulmuş olarak aldığınız kahveleri yukarıda bahsettiğimiz özelliklere uygun bir biçimde kapaklı bir kutuda saklamanız en doğru yoldur. Henüz öğütülmemiş kahve çekirdekleri de yine aynı biçimde hafif serin bir ortamda ve kapaklı bir cam kavanoz içerisinde saklanmalıdır. Cerezciyiz.biz’de en tazesini bulabileceğiniz kahve çekirdeklerini demlemeden hemen önce öğüterek en lezzetli halinde tüketmenizi öneririz.
Cerezciyiz.biz’de sizlere zevkinize göre kavrulmuş kahve çekirdeği, orta kavrulmuş çekilmiş kahve, çiğ yeşil kahve çekirdeği ve Türk kahvesi gibi birçok farklı kahve türünü en taze haliyle sunuyoruz. Yalnızca bir tık uzağınızda olan taptaze kahveleri hızlı gönderim hizmeti ile en kısa sürede sizlere ulaştırıyoruz. Umarız taptaze kahvelerimizin sizde 40 yıl hatırı olur.

Keyifle ve sağlıkla tüketmeniz dileğiyle!